Blog'a Dön
Drone

İstanbul'da Drone Çekimi İçin Hangi İzinler Gerekiyor?

İstanbul'da ticari amaçlı drone çekimi yapabilmek için üç şey gerekir: aracın SHGM sistemine kayıtlı olması, uçuşu yapacak kişinin gerekli pilot yetkisine sahip olması ve uçuş yapılacak bölgenin izne tabi olup olmadığının önceden kontrol edilmesi. İstanbul'un önemli bir bölümü havalimanı, askeri tesis ve kritik altyapı yakınlığı nedeniyle kısıtlı bölgededir; bu yüzden izin süreci çekim takviminin bir parçası olarak planlanmalıdır.

Tamer Gerek
Tamer Gerek

Kurucu & Prodüktör, Gerek Medya · 8 dk okuma

Havadan drone ile çekilmiş şehir manzarası

Otel tanıtımı, inşaat ilerlemesi veya fabrika tanıtım filmi için havadan görüntüye ihtiyaç duyan hemen her işletmenin ilk sorusu aynı oluyor: "Drone uçurmak için izin gerekiyor mu?"

Kısa cevap: evet. Ve İstanbul'da bu soru, Türkiye'nin çoğu şehrinden daha karmaşık bir cevaba sahip.

Bu yazıda ticari bir çekim öncesinde nelerin kontrol edilmesi gerektiğini, sürecin ne kadar sürdüğünü ve bunun çekim takvimini nasıl etkilediğini anlatıyoruz. Amacımız hukuki danışmanlık vermek değil; bir prodüksiyon planlarken bu kalemi neden baştan hesaba katmanız gerektiğini göstermek.

Üç ayrı konuyu karıştırmayın

İzin konusu kafa karıştırıcı geliyor, çünkü aslında birbirinden bağımsız üç ayrı gereklilik aynı anda konuşuluyor.

Birincisi araç. Belirli bir ağırlığın üzerindeki insansız hava araçlarının Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nün (SHGM) sistemine kayıtlı olması gerekir. Kayıt, aracın kime ait olduğunu ve hangi sınıfta değerlendirildiğini belirler.

İkincisi pilot. Aracı uçuran kişinin, aracın sınıfına uygun yetkiye sahip olması beklenir. Hobi amaçlı kullanımla ticari kullanım aynı şey değildir; bir müşteri için ücret karşılığı çekim yapmak ticari faaliyettir.

Üçüncüsü bölge. Araç kayıtlı ve pilot yetkili olsa bile, uçuş yapılacak yerin uçuşa açık olması gerekir. Ve İstanbul'da asıl zorluk burada.

Bu üçünden herhangi biri eksikse çekim yasal zeminde değildir. Uygulamada en sık atlanan da üçüncüsü oluyor: ekip sahaya gidiyor, uçuşa başlıyor ve engelle karşılaşıyor.

İstanbul'un neresi kısıtlı?

İstanbul, iki havalimanı, yoğun askeri ve kamu tesisi, kritik altyapı ve tarihi alanların bir arada bulunduğu bir şehir. Bunun pratik sonucu, şehrin geniş bir bölümünün ya tamamen uçuşa kapalı ya da özel izne tabi olması.

Genel olarak dikkat edilmesi gereken bölgeler şunlar:

  • Havalimanı çevreleri. İstanbul Havalimanı ve Sabiha Gökçen çevresindeki geniş yarıçaplı alanlar. Bu bölgeler pazarlık konusu değildir.
  • Askeri tesisler ve güvenlik bölgeleri. Şehrin farklı noktalarına dağılmış durumdadır ve haritada her zaman görünür değildir.
  • Boğaz hattı ve köprüler. Kritik altyapı statüsündedir.
  • Tarihi yarımada. Kültür varlıkları ve yoğun ziyaretçi trafiği nedeniyle ek kısıtlar söz konusu olabilir.
  • Kalabalık alanlar. İnsan topluluğu üzerinde uçuş, bölge açık olsa bile ayrı bir kısıt konusudur.

Buradaki en yaygın yanılgı, "burası merkez değil, sorun olmaz" varsayımı. Kısıt haritası şehir merkezine göre değil, tesislere göre çizilir. Anadolu yakasında sakin görünen bir sanayi bölgesi, yakınındaki bir tesis nedeniyle izne tabi olabilir.

Özel mülk izni ayrı bir konu

Hava sahası izni alınmış olması, çekim yapacağınız yere girme hakkı vermez. Bunlar iki ayrı izindir ve ikisi de gerekir.

Uygulamada şu alanlar için ayrıca ilgili yönetimden yazılı onay almak gerekir:

  • Konut siteleri ve rezidanslar — site yönetimi
  • AVM ve ticari kompleksler — işletme yönetimi
  • Organize sanayi bölgeleri — OSB müdürlüğü
  • Oteller ve turistik tesisler — işletme
  • Belediyeye ait park, sahil ve meydanlar — ilgili belediye

Bu izinlerin alınması genellikle hava sahası tarafından daha uzun sürer, çünkü kurumsal onay süreçleri işletmenin kendi takvimine bağlıdır. Bir OSB'den çekim onayı almak birkaç iş günü sürebilir.

Süreç çekim takvimini nasıl etkiliyor?

Buradaki asıl mesele hukuki değil, operasyonel. İzin sürecini takvime eklemeyen ekipler iki tipik hatadan birini yapıyor: ya çekim günü sahada engelle karşılaşıp gün kaybediyorlar, ya da izinsiz uçarak müşteriyi risk altına sokuyorlar.

Gerçekçi bir planlama şöyle işler:

  1. Lokasyon kontrolü — çekim yapılacak koordinat, uçuşa açık mı, izne tabi mi? Bu ilk gün yapılır.
  2. Gerekli başvurular — hava sahası tarafı ve özel mülk tarafı paralel yürütülür.
  3. Bekleme süresi — kurumdan kuruma değişir; bu süre boyunca çekim tarihi kesinleştirilmez.
  4. Hava durumu penceresi — izin geldikten sonra rüzgâr ve yağış durumuna göre gün seçilir.
  5. Uçuş ve çekim — çoğu projede yarım gün.

Yani "yarın drone çekimi yapalım" pratikte mümkün olmayan bir taleptir. Drone çekimi hizmetimizde izin sürecini biz yürütüyoruz ve teklif aşamasında takvime bu kalemi dahil ediyoruz.

İzinsiz uçmanın riski kime ait?

Bu, işletmelerin en çok gözden kaçırdığı nokta. Bir ajansla çalışıyorsanız ve o ajans izinsiz uçuş yapıyorsa, ortaya çıkan sorun yalnızca ajansın sorunu olarak kalmayabilir. Çekim sizin tesisinizde, sizin adınıza ve sizin ticari faaliyetiniz için yapılmıştır.

İdari yaptırımların yanında, daha sık karşılaşılan ve daha can sıkıcı bir sonuç var: elde edilen görüntülerin kullanılamaz hale gelmesi. Kurumsal bir tanıtım filminin içine yerleştirilmiş izinsiz bir havadan çekim, sonradan fark edildiğinde filmin tamamının yeniden kurgulanmasını gerektirebilir.

Bu yüzden ajans seçerken sorulacak soru "drone'unuz var mı" değil, "uçuşu hangi kayıt ve yetkiyle yapıyorsunuz ve izinleri kim alıyor" olmalı.

Hangi projelerde havadan çekim gerçekten gerekli?

İzin süreci bir maliyet kalemi olduğu için, drone'un gerçekten fark yarattığı yerleri bilmek işe yarar. Havadan çekim, anlatmak istediğiniz şey ölçek, konum veya çevre ile ilgiliyse gereklidir.

  • Fabrika ve tesis — tesisin büyüklüğü ve lojistik konumu yerden anlatılamaz. Fabrika tanıtım filmi projelerinde neredeyse standarttır.
  • Otel ve turizm — denize veya merkeze uzaklık, tesis bütünü.
  • İnşaat ve gayrimenkul — arsanın konumu, çevre yapılaşması, proje ilerlemesi.
  • Etkinlik — alan büyüklüğü ve katılım yoğunluğu.

Buna karşılık bir ofis röportajında, ürün çekiminde veya iç mekân ağırlıklı bir işte drone çoğu zaman süs olur. Bütçeyi oraya harcamak yerine kurumsal tanıtım filminin kurgu ve ses tarafına aktarmak daha iyi sonuç verir.

Çekim gününde neye dikkat ediliyor?

İzin alınmış olsa bile uçuş günü kendi koşullarını getirir:

  • Rüzgâr. Belirli bir hızın üzerinde uçuş hem risklidir hem de görüntü titrer. Bu durumda çekimi ertelemek, kullanılamaz malzeme çekmekten ucuzdur.
  • Işık. Gün doğumu sonrası ve gün batımı öncesi bir saatlik dilim — altın saat — mimari projelerde belirgin fark yaratır.
  • İnsan. Kalabalık üzerinde uçuş yapılmaz; alan çekim süresince kontrol altında tutulur.
  • Görüş mesafesi. Aracın operatörün görüş alanında kalması esastır.

Kayıt ve yetki neye göre değişiyor?

İnsansız hava araçları ağırlıklarına göre sınıflara ayrılır ve bu sınıf, hem kayıt zorunluluğunu hem de pilottan beklenen yetkiyi belirler. Ticari çekimlerde kullanılan profesyonel cihazlar, oyuncak kategorisindeki hafif araçlardan farklı bir rejime tabidir.

İşletme tarafında bilinmesi gereken pratik ayrım şu: hobi amaçlı uçuşla ticari uçuş aynı kapsamda değerlendirilmez. Bir çalışanınızın kendi drone'uyla çektiği görüntüyü şirket tanıtım filminde kullanmak, o uçuşu ticari faaliyet haline getirir. Bu ayrım gözden kaçtığında, iyi niyetle çekilmiş bir görüntü sonradan sorun yaratabiliyor.

Sigorta da ayrı bir başlık. Ticari uçuşlarda üçüncü şahıs mali sorumluluk sigortası beklenir. Özellikle tesis, AVM ve kalabalık alan çekimlerinde ilgili yönetim bu belgeyi talep eder; belgesi olmayan ekip kapıdan döner.

Tipik bir çekim günü nasıl geçiyor?

İzinler tamamlandıktan sonra saha tarafı beklenenden daha planlıdır. Yarım günlük bir tesis çekimi genellikle şöyle ilerler:

Varış ve saha kontrolü (30–45 dk). Uçuş alanının fiziksel kontrolü yapılır: enerji hatları, vinç, direk, ağaç gibi engeller belirlenir. Kalkış ve iniş noktası seçilir. Rüzgâr ölçülür.

Brifing (15 dk). Tesis yetkilisiyle son kontrol: hangi alanlar çekilecek, hangileri kadraja girmeyecek, üretim akışı ne durumda.

Uçuş blokları (2–3 saat). Batarya süreleri nedeniyle uçuş kesintisiz değil, bloklar halinde yapılır. Her blokta belirli açılar tamamlanır. Aralarda batarya değişimi ve çekilen görüntünün hızlı kontrolü yapılır.

Yedek çekim. Planlanan açılar bittikten sonra, kurguda işe yarayabilecek alternatif açılar alınır. Bu, sonradan "keşke şu açıdan da olsaydı" sorununu ortadan kaldırır.

Bir noktayı özellikle belirtmek gerekir: sahada geçen sürenin büyük kısmı uçuş değil, hazırlık ve kontroldür. Bu normaldir ve maliyeti belirleyen de toplam saha süresidir.

İnşaat projelerinde tekrarlanan çekim

Drone'un tek seferlik olmayan bir kullanımı var ve gayrimenkul tarafında en çok getiri sağlayan yöntem bu: projenin ilerlemesini düzenli aralıklarla, aynı açı ve aynı yükseklikten çekmek.

Bunun üç ayrı faydası oluyor:

  • Satış. Maketten satışta alıcının en büyük tereddüdü projenin gerçekten ilerleyip ilerlemediğidir. Aylık güncellenen havadan görüntü bu tereddüdü doğrudan karşılar.
  • Raporlama. Yatırımcı ve ortaklara sunulan ilerleme raporlarına görsel kanıt ekler.
  • Arşiv. Proje tamamlandığında elde edilen kareler, hızlandırılmış bir ilerleme videosuna dönüşür. Bu video hem teslim döneminde hem de sonraki projelerin pazarlamasında kullanılır.

Bunun işe yaraması için uçuş noktalarının ilk çekimde kaydedilmesi ve her seferinde tekrar edilmesi gerekir. Farklı açılardan çekilmiş kareler yan yana konduğunda ilerleme okunmaz.

Sık sorulan sorular

Kendi drone'umuzu alıp kendimiz çeksek olmaz mı? Cihaz maliyeti düşünüldüğünde mantıklı görünür, ancak kayıt, yetki, sigorta ve izin süreçleri cihazla birlikte gelmez. Düzenli ve yüksek hacimli çekim ihtiyacı olan işletmeler için değerlendirilebilir; yılda birkaç çekim için ekonomik değildir.

Bulutlu havada çekim yapılabilir mi? Yapılabilir, hatta bazı projelerde tercih edilir — sert gölge oluşmaz ve yüzeyler daha yumuşak görünür. Sorun bulut değil, rüzgâr ve yağıştır.

Görüntüler ne kadar sürede teslim ediliyor? Kurgulanmış teslim için ortalama 5–7 gün. Acil ihtiyaçta seçilmiş birkaç kare 48 saat içinde öncelikli olarak verilebilir.

Gece çekimi mümkün mü? Gece uçuşu ek kısıtlara tabidir ve her bölgede mümkün değildir. Işıklandırılmış tesis veya etkinlik çekimlerinde gün batımı sonrası kısa "mavi saat" dilimi çoğu zaman daha iyi sonuç verir ve bu kısıtlara girmez.

Çekim iptal olursa ne oluyor? Hava koşulları nedeniyle uçuş güvenli değilse çekimi erteliyoruz ve bunun için ek ücret almıyoruz. Erteleme, kullanılamaz görüntü çekmekten her zaman ucuzdur.

Özetle

İstanbul'da ticari drone çekimi mümkün, ancak plansız yapılabilecek bir iş değil. Kayıtlı araç, yetkili pilot ve bölge kontrolü üçü birden gerekiyor; özel mülk izni ise bunların üzerine ekleniyor.

İşletme tarafında yapılması gereken tek şey, bu süreci takvime dahil eden bir ekiple çalışmak. Drone ihtiyacı olan bir projeyi planlıyorsanız, lokasyon bilgisini paylaşmanız yeterli — uçuşa uygunluk kontrolünü ve başvuruları biz yapıyoruz.

Not: Havacılık mevzuatı değişebilir. Bu yazı genel bir çerçeve sunar; güncel kural ve sınıflandırmalar için SHGM'nin resmi kaynakları esas alınmalıdır.

Projeniz için görüşelim veya tüm hizmetlerimize göz atın.

Tamer Gerek
Tamer GerekKurucu & Prodüktör, Gerek Medya

Acun Medya prodüksiyon ekibinde ve Eccholine bünyesinde Avrupa genelinde uluslararası televizyon prodüksiyonlarında çalıştı. Türk Hava Yolları, Trendyol ve Getir reklam projelerinde casting direktörlüğü yaptı. Bugün İstanbul'da Gerek Medya'yı yönetiyor. Projeniz için görüşelim.